Hakkımızda

Bozhüyük

Bozhüyük, Binboga sira daglarinin uzantilari arasinda bulunan essiz güzellikte bir vadinin üzerine kurulmus güzel ve bir o kadar da gidip görülmesi gereken bir köyümüzdür. Bozhüyük köyü Sivas’in Gürün ilçesine baglidir. Köy ile ilçe arasindaki mesafe yaklasik olarak 60 km dir. Bozhüyük köyü Gürün nüfus müdürlügü kayitlarina göre 1872 yilina kadar resmi olarak nüfus kaydina sahiptir. Daha öncesinin bilinmesi sadece içisleri kayitlarinin incelenmesiyle mümkündür. Bunun sebebi köyün daha önce Pinarbasi (Aziziye) na bagli olmasindan kaynaklanmaktadir. Kayseri il olduktan sonra Bozhüyük köyü Gürün’e baglanmistir. Köyün geçmiste üç adet mezrasi bulunmaktadir, fakat kayseri il olduktan sonra Akoluk (Çürük) Sariz’a baglanarak köy olmustur. Idari olarak hala Tersehan ve Arpaçkur Bozhüyük köyünün mezralaridir.

Köye ilk olarak yerlesenler Mando Kahya, Mandik, Geneci olarak bilinmektedir. Daha sonra Elbistan Malap basta olmak üzere, Agcasar, Köse, Soycak vs. Köylerinden gelmislerdir. Gelen bu yerlesimciler soyadi Kanunundan sonra Durna, Sari, Sagir, Çiftçi, Arpa, Geneci, Polat, Keskin, Kömür, Demir, Yildiz, Koç, Sahin, Uzun, Kara, Emin, Poyraz, Çoban, Topal soyadlarini almislardir. Köy halkinin geçim kaynagi tarim ve hayvancilikti. Fakat özellikle 1980 yillardan sonra köy göç ile nüfus kaybetmeye basladiktan sonra hayvancilik ve tarim da tamamen tükenmeye yüz tutmustur. 1935 yilinda Gürün Ilçesi’nin en kalabalik nüfuslu köylerinden birisi olan Bozhüyük Köyü’nün nüfusu yillara göre çok azalmistir. Nüfusunun büyük bir bölümü Istanbul, Izmir, Ankara, Londra gibi büyük sehirlere yerlesmistir. 1997 yilinda 33 hane kadar kalmis olan Bozhüyük Köyünde, 1960 yilinda 100 hane bulunmaktaydi. Son yillarda nüfus tekrar artmaya baslamis köy de buna bagli olarak tekrar gelisme surecine girmistir. Bütün evler yenilenmis, köye kanalizasyon ve su sebekesi yapilmistir.

Köyde ayni zamanda misafirhane bulunmaktadir. Bozhüyük köyü 1954 yilina kadar genis bir ardiç ormanina sahiptir. Özellikle bu yillardan sonra ardiç agacinin kullanimda ki yayginligi sebebiyle ve özellikle araçli tasimada ki kolayligin gelismesiyle genis bir tahribata maruz kalmistir. Bunun sonucunda genis ormanlik arazi neredeyse tamamen tahrip olmustur. Ardiç agaci Bozhüyük köyünün cografyasinda ki en yaygin agaç türüdür. Tahrip edilen ormanlar onyillar boyunca kendilerini yenileyememistir. Bugün sadece bir kaç yerde Ardiç korulari bulunmaktadir. Bozhüyük köyü dogal olarak bir çok güzelligi cografyasinda barindirmaktadir. Köyün içerisinde bes adet çesme bulunmaktadir. Bunlarin yani sira köyün sinirlari içerisinde de bir çok çesme bulunmaktadir. Bunlardan belkide en güzeli “Konye Sersi” olarak bilinen Kuz Pinari’dir. Pinarin çevresi tamamen Ardiç agaçlariyla çevrilidir. Her yil onlarca kisi gelip burada piknik yapip eglenmektedir. Kuz Pinar’inin kaynagini aldigi daglik bölümde 4 adet irili ufakli magaralar bulunmaktadir. Bunlarda köye ziyarete gelen gençlerimiz tarafindan ziyaret edilmektedir. Diger görülmesi gereken yerler ise Konuruklar, Konye Monge, Kizil Senger, Korte Hasani Sile, Zugur ve Dere’dir. Özellikle dere dogal yasamin hala biraz korunuyor olmasinda dolayi biraz daha öneme sahiptir. Köyün yetistirmis oldugu en önemli deger ise büyük halk önderlerinden biri olan Hüseyin Inan’dir.

Köyde ayni zamanda misafirhane bulunmaktadir. Bozhüyük köyü 1954 yilina kadar genis bir ardiç ormanina sahiptir. Özellikle bu yillardan sonra ardiç agacinin kullanimda ki yayginligi sebebiyle ve özellikle araçli tasimada ki kolayligin gelismesiyle genis bir tahribata maruz kalmistir. Bunun sonucunda genis ormanlik arazi neredeyse tamamen tahrip olmustur. Ardiç agaci Bozhüyük köyünün cografyasinda ki en yaygin agaç türüdür. Tahrip edilen ormanlar onyillar boyunca kendilerini yenileyememistir. Bugün sadece bir kaç yerde Ardiç korulari bulunmaktadir. Bozhüyük köyü dogal olarak bir çok güzelligi cografyasinda barindirmaktadir. Köyün içerisinde bes adet çesme bulunmaktadir. Bunlarin yani sira köyün sinirlari içerisinde de bir çok çesme bulunmaktadir. Bunlardan belkide en güzeli “Konye Sersi” olarak bilinen Kuz Pinari’dir. Pinarin çevresi tamamen Ardiç agaçlariyla çevrilidir. Her yil onlarca kisi gelip burada piknik yapip eglenmektedir. Kuz Pinar’inin kaynagini aldigi daglik bölümde 4 adet irili ufakli magaralar bulunmaktadir. Bunlarda köye ziyarete gelen gençlerimiz tarafindan ziyaret edilmektedir. Diger görülmesi gereken yerler ise Konuruklar, Konye Monge, Kizil Senger, Korte Hasani Sile, Zugur ve Dere’dir. Özellikle dere dogal yasamin hala biraz korunuyor olmasinda dolayi biraz daha öneme sahiptir. Köyün yetistirmis oldugu en önemli deger ise büyük halk önderlerinden biri olan Hüseyin Inan’dir.

Camiliyurt

Camiliyurt Köyü Gövdeli ve Tahtali daglarinin eteginde bulunmaktadir. Köy 1860-1870 yillari arasinda Elbistan’in Malab, Köse, Agcasar, Karaçar, Zillihan, Soycak köylerinden gelen insanlar tarafinda kurulmustur. Soyadi kanunundan sonra gelen insanlar Günes, Kalayci, Aslan, Topal, Demir soy isimlerini almislardir. Köy özellikle 1970 yilindan sonra göç vermeye baslamistir. Su an köyde 11 hane bulunmaktadir. Yaz kis köyde yasayan insan sayisi neredeyse aynidir. Camiliyurt köyü genis bir ormanlik alana sahiptir. Kuzeyden güneye ve dogudan batiya neredeyse bir saat yürüme mesafesine sahip olan bu ormanlik alan Camiliyurt’a giden herkesin mutlaka görmesi gereken bir güzelliktir. Köyün güzel bir deresi bulunmaktadir. Bu dere Elbistan ovasini sulayan hurman çayina baglanmaktadir. Köyün deresinin olusturdugu bu vadi herkesin görmesi gereken bir güzellige sahiptir. Çat Pinari, Elif Pinari, Ibo Pinari, Camiliyurt’a yolu düsen herkesin görmesi gereken güzellikleridir.

Arpaçukur

Ilk yerlesimcileri Mando Kahya ve Misti Usufi Kupa dir. Daha sonra gelenler soyadi kanunundan sonra Boztepe, Dogan, Günes, Kati, Sagar, Öksüz, Inan ve Çomak soy isimlerini almislardir. Özellikle 1990 yilindan sonra köy agir bir nüfus kaybina maruz kalmistir. Fakat köyde hala alti hane bulunmaktadir. Kislari ise köyde kimse bulunmamaktadir. Serefli deresi Arpaçkur yakinlarinda bulunan görülmesi gereken en güzel yerlerden biridir. Bunun yani sira bölgedeki en büyük magaralardan biri olan Inye Cibike de yine Arpaçkura yakin bir mesafede bulunmaktadir. Dogal yasami hala içinde barindiran Çayire Curte ise Arpaçkur’dan gidip dogal yasami biraz tatmak isteyen herkesin görmesi gereken yerlerden biridir. Yerlesime yakin olan diger güzel yerler uzun öz, Konye Drej ve Yaylacik’tir. Köyün içerisinde iki adet çesme bulunmaktadir. Ayni zamanda evlerde sebeke suyu bulunmaktadir. Ek olarak köye yakin zamanda bir köy odasi (misafir hane) yapilmistir.

Tersehan

1870 li yillarda Malap, Köse, Agcasar, Karaçar, Soycak, Taslik’dan gelen insanlar ilk yerlesimciler olmuslardir. Soy adi kanunundan sonra Demir, Çiftçi, Yildiz, Korkut, Agca, Atim, Çoban, Tunç, Pelit, Poyraz gibi soy isimlerini almislardir. Köy özellikle 1970 yilindan sonra büyük oranda göç vermistir. Su an köyde dört hane bulunmaktadir. Ziyaret, Tersehan’a yakin olan en önemli yerlerden biridir. Her yil çevre köylerden bir çok insan bu kutsal mekani ziyarete gelir ve adaklar adar. Tersehan da ki orman arazisi 1940-1950 li yillar arasi tamamen yok olma asamasina gelmistir. Köyün içerisinde üç adet çesme bulunmaktadir. Baharda bu üç çesmeden su akarken sonbahara dogru sadece bir tanesi kullanilabilmektedir. Ayni zamanda köyde sebeke suyu ulunmaktadir. Sebeke suyu elektrikle çalismaktadir. Yoz Pinari, Büyük Pinar, Kübüs Çesmesi. Tersehan’a gidildiginde görülmesi gereken yerlerdir.